KÜLTÜR, EDEBİYAT, DÜŞÜNCE
4. Sayıdan
Kadınlar COVID-19 Yükünü Taşırken İyileştirmelerin Odağında Olmalılar
PROF. DR. ŞENGÜL HABLEMİTOĞLU
Kadınlar genellikle kendi yiyecek tüketimlerini azaltarak, ailenin geri kalanının, özellikle çocukların beslenmesi için tampon olurlar. Bu, elbette, kadınların ve kız çocukların sağlığını tehlikeye atmaktadır. Kapanmalar aynı zamanda kadınlar için ücretsiz ev ve bakım işlerinde normal zamanlardan 3 kat daha fazla artışa neden olmuştur.
Kadınlar COVID-19 Yükünü Taşırken İyileştirmelerin Odağında Olmalılar

Geçtiğimiz yılın sonunda COVID-19 tüm dünyaya yayıldı ve 2 milyonu aşan sayıda insan yaşamını kaybetti. Türkiye’de de salgın hız kesmeden devam ediyor. Salgının özellikle kırsal nüfus üzerindeki yıkıcı etkilerinin geleceğe taşınması riski büyük. Bu salgından ve önceki salgınlar ile krizlerden edinilen deneyimler gösteriyor ki; ortaya çıkan sosyo-ekonomik sorunlar ve olumsuzluklardan kırsaldaki kadınlar orantısız bir şekilde etkilendiler.  Oysa hanelerine ve içinde yaşadıkları topluluklara katkıları düşünüldüğünde, kırsaldaki kadınlar her türlü müdahale ve iyileştirme gündeminin öncelikli kesimini oluşturuyorlar.  

Kırsalda kadınlar COVID-19'un etkilerinin yükünü taşıyorlar…
Kırsal kesimde kadınlar, tarımın bel kemiğidirler ve gıda güvenliğini korurlar. Ücretsiz aile işgücü olarak, mevsimlik işçi ya da kayıt dışı olmak üzere ücretli emekçiler olarak temel katkıları büyüktür. Özellikle erkeğin tarım dışı işlerde çalışmaya yönelmesi ve çalışmak için kentlere göçü; kadınların beslenme, yakacak ve su temin etme rollerinin ötesinde tarımsal üretimden de  daha fazla sorumlu olmalarına neden olur. Sınırların kapanması, karantinalar ve COVID-19'un yayılmasını engellemeye yönelik diğer önlemler de dahil olmak üzere, insanlara ve ticaret hareketine getirilen kısıtlamalar, tarımsal değer zincirlerini ve gıda sistemlerini de etkiledi. Üstelik uzunca bir süredir de küresel ve yerel ölçekli bir gıda krizi konuşuluyor. Bu genel olarak kırsal kesimdeki çiftçileri etkilese de, kadınların çok daha fazla engellerle ve dezavantajlarla karşı karşıya kalmalarına yol açıyor. 

Kadınların tarım arazilerini kullanmaları ve üretim kaynaklarına erişebilmeleri erkeklere göre daha zayıf. Yanısıra eğitim ve zaman kısıtlamaları ile kadınların tarımsal yayım programlarına katılımları ve yararlanmaları, kredi ve finans hizmetlerine erişmeleri de daha güçtür. Piyasalar kapandıkça ve sınır ötesi ticaret düştükçe, ürünlerini satamamanın ya da düşük fiyatlardan satış yapmaya çalışmanın ve bir sonraki tarım sezonu için gerekli olan tohumlara, araç-gereç ve diğer girdilere erişememenin yarattığı çifte bir baskı da vardır.  Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerdeki tarımsal işgücünün yaklaşık %43’ünü kadınlar oluşturmakta; ücretsiz ve düşük ücretli mevsimlik ya da yarı zamanlı ve kayıt dışı tarım işçileri olarak çalışmaktadırlar. Kapanmalar nedeniyle geçim kaynaklarını kaybettiklerinde işsizlik yardımına hak kazanma olasılıkları özellikle kayıt dışı çalışma nedeniyle düşüktür. Bu durum, şartlı nakit transferleri gibi sosyal yardım ve koruma tedbirlerinin dışında kalmalarına neden olmaktadır. Ayrıca salgınla ya da hükümetlerin destekleri ile ilgili bilginin büyük ölçüde dijital platformlara taşınması kırsal kesimdeki kadınları dışarda bırakmaktadır. Özellikle   Güney Asya ve Afrika'da, cep telefonlarına ve internet bağlantılarına erişimi olmayan ve bilgi için çoğunlukla kişiden kişiye ağlara güvenen kırsalda yaşayan 393 milyon yoksul kadın vardır.  Bu arada, yiyecek azaldığında, daha az yiyecek satın almak, öğün sayısını azaltmak ya da daha az besleyici yiyeceklere geçmek gibi başa çıkma stratejileri de cinsiyetten bağımsız değildir. Kadınlar genellikle kendi yiyecek tüketimlerini azaltarak, ailenin geri kalanının, özellikle çocukların beslenmesi için tampon olurlar.  Bu, elbette, kadınların ve kız çocukların sağlığını tehlikeye atmaktadır. Kapanmalar aynı zamanda kadınlar için ücretsiz ev ve bakım işlerinde normal zamanlardan 3 kat daha fazla artışa neden olmuştur. 

COVID-19 sonrasında cinsiyete duyarlı politikalara ihtiyaç var… 
Uluslararası bir inisiyatif olan Care International tarafından yürütülen bir cinsiyet analizi çalışmasına göre; ülkelerin COVID-19’a yanıtlarının genellikle risk, savunmasızlık, kaynaklar ve başa çıkma yeteneklerine odaklandığını ve cinsiyet boyutlarını ihmal ettiğini ortaya koymuştur.  Pandemi müdahalelerinin, kırsal kesimdeki kadınların karşılaştığı eşitsizlikleri daha da kötüleştirmekten öteye geçmediği ve orantısız bir şekilde karşılaştıkları olumsuz etkileri artırdığı açıklanmıştır.  Bu etkileri azaltabilmek için çeşitli öneriler ortaya konulmaktadır;
 
1. Kadınların bilgiye erişimini artırmak ve veri toplamada cinsiyet faktörünü dikkate almak
Kadınların birincil bakım veren rolleri; güncel halk sağlığı önlemleri, hijyen ve hastalıkların önlenmesi, temas takibi ve sosyal yardım programlarıyla ilgili ayrıntılı destek bilgileri almalarını gerektirir. Devlet kurumlarının, pandeminin cinsiyete göre farklılaştırılmış etkileri hakkında kırsaldaki kadınlardan bilgi alması da önemlidir. Kamu kuruluşları ve sivil inisiyatifler  bilgiyi kırsal kesimdeki kadınlar için erişilebilir ve anlaşılabilir formatlarda yaymalıdırlar. Düşük okuryazarlık ve iletişim teknolojilerine daha az erişimleri göz önüne alındığında, bu, yazılı iletişimleri yerel dillere çevirmeyi, fotoğraf basit grafikler gibi görsel bazı unsurları kullanmayı ve yorumlamadaki yerel normları ve uygulamaları dikkate almayı gerektirebilir. Kadınları hedefleyen mesajları iletmekte yerel radyo gibi medya kaynaklarına öncelik vermelidir. Bilgiyi yaymak için dijital platformları kullanan hükümetler kadınlara cep telefonu dağıtmayı düşünmelidirler. Örneğin HES Kodu vb uygulamalar için bu gereklidir. Veri toplama çalışmaları cinsiyet farklılıklarını gözeterek planlanmalıdır.  Hane halkı anketlerini, tipik olarak erkeğin hane reisi olması ile sınırlamak yerine, anket düzenleyicileri kadınlara ihtiyaçları ve yaşadıkları etkiler hakkında özel sorular sormalı ve buna göre politika önlemleri belirlenmelidir. Bu amaçla yerel kadın inisiyatifleri, yerel yönetimler, sosyal gruplar ve toplum temelli kuruluşlar da dahil bilgi yayma ve toplamada güçlü ortaklıklar oluşturulabilir. 

2. Kadın üreticilerin pazarlara ve tarımsal kaynaklara erişimini sağlamak
Yerel gıda tedarik zincirlerinin, sadece kırsal kesimdeki kadınlar ve küçük ölçekli çiftçiler için değil, aynı zamanda ürünlerine güvenen bütün üreticiler için de kapanmalar sırasında işlemesi önemlidir.  Pazarların kapanması gerektiğinde, hükümetler küçük ölçekli üreticileri tüketicilere  bağlayan çevrimiçi pazarlar kurabilirler.  Hükümetler ayrıca üretim fazlası ürünleri uygun fiyatlarla satın alabilir ve bunları yerel yönetimler aracılığı ile tüketicilere taşıyabilirler. Örneğin, restoranların kapanmasıyla patates çiftçilerinin üretim fazlası mahsulü olunca Güney Kore Gangwon eyalet hükümeti tarafından bir çevrimiçi pazar kurulmuş, tüketiciler düşük fiyata patates satın almaya teşvik edilmiş ve eyalet nakliye masraflarını karşılayarak Twitter’ı bu uygulamayı yaymak için kullanmıştır. Fransa’da toplum destekli tarım pazarları oluşturulmaya başlanmış, Kanada British Colombia eyaletinde hükümet küçük ölçekli yerel bahçe üreticilerini ve çiftçi pazarlarını temel satın alma alanları ilan etmiştir. Hindistan’da bir kadın tarım kooperatifi küçük ölçekli üreticilerden mevsimlik ürünlerin tedarikini büyütmüş ve kentsel alanlarda son teslimat alanları uygulaması ile aracısız tüketiciye ulaştırma ağı kurmuştur. Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi; özellikle küçük ölçekli çiftçi ve üreticilerin bir sonraki üretim sezonuna hazırlanmaları için yardıma ihtiyaçları vardır. Tarımsal teşvik paketleri ve sübvansiyonlar, tohum, gübre ve gıda üretimine yardımcı olacak her türlü ihtiyacın karşılanmasına yönelik nakit transferleri gibi yardımlar planlanırken ve ulaştırılırken; kadınlar için belirli hedefler konması gerekmektedir. 

3. Kırsal kesimdeki kadınların gelecekte yaşanacak krizlere karşı dayanıklılıklarını artırmak
Hem tarım politikaları ve hem de sosyal politikalar kırsalda kadınların gelecekteki olası krizlerle başa çıkma becerilerini geliştirmeyi hedeflemelidir. Bu, kadınların araziye ve üretim kaynaklarına eşit olmayan erişimini dikkate almayı ve nakit getirisi yüksek mahsul üretimi gibi daha yüksek değerli tarımsal faaliyetlere katılmalarını desteklemeyi içerir. Dayanıklılığı teşvik eden önlemlerin başında devlet alımlarında kadınlara ait işletmelerin desteklenmesi yer almaktadır. Örneğin, Senegal hükümeti COVID-19 gıda yardımı programlarında kadın pirinç üreticilerinden alım yapmıştır. Başka bir örnek de, kadın üreticileri, kadın üretim ve satış kooperatiflerini desteklemek ve kadın üreticileri daha büyük ölçekli tedarik zincirlerine bağlamak için oluşturulan Birleşmiş Milletler tarafından Kadınlardan Satın Al- Buy From Women dijital platformudur. 

4. Kırsalda kadınların sosyal yardıma erişimini yaygınlaştırmak
Çoğu ülke, nakit transferleri de dahil olmak üzere sosyal koruma programlarını benimsemiş ya da genişletmiştir. Ancak, çoğunlukla kendi hesabına çalışan küçük ölçekli çiftçiler ve kayıt dışı tarım işçileri olan kırsaldaki kadınların bu önlemlerden yararlanamama riski vardır. Örneğin, hanehalkı dağıtımları, özellikle adı geçen alıcı hane reisi olarak erkekse, bu destekler kadınlara ulaşamayabilir. Kadınların karşılaştığı diğer engeller arasında banka hesaplarının olmaması ve hareketliliklerini kısıtlayan ulaşım güçlükleri yer almaktadır. 

Kırsalda kadınları hedefleyen sosyal koruma programları geliştirilmeli ve yardımlar genişletilmelidir. Bu program ve yardımlar, özellikle pazarların kapalı olduğu, hareketliliğin kısıtlandığı ve gıda fiyatlarının aniden yükseldiği zamanlarda ayni yardımları içerir. Hane halkı düzeyinde nakit transferleri için getirilen şartlılık geçici bir süre için kaldırılabilir, alıcı olarak eşlerin her ikisine de destek verilebilir.  Diğer sosyal yardım biçimleri arasında gıda bankaları, toplu beslenme uygulamaları, okul beslenme programları gibi düzenlemeler yapılabilir.  Örneğin , Hindistan'ın Kerala kentinde, acil yardım kapsamında ücretsiz tahıllarla birlikte maske ve el dezenfektanları dağıtılmış, sübvanse edilen gıda temini için tezgahlar açılmış ve bir kadın güçlendirme ağı aracılığı ile krediler için fon sağlanmıştır. 

5. Aile içi şiddeti önlemek 
Ekonomik ve sosyal baskılar, kapanmalar ve izolasyonlar nedeniyle azalan destekler, kadınları cinsiyete dayalı şiddet riski ile karşı karşıya bırakmıştır. BM Kadın birimleri tarafından oluşturulan raporlar COVID-19 kapanmaları sırasında kadına yönelik şiddette % 25-30 arasında artış olduğunu göstermektedir. Bu nedenle hükümetler, uygun güvenlik ağları oluşturmalı ve aile içi şiddete karşı koruma sağlayan kadın örgütlerine fon sağlamalıdırlar. Hükümetler, sığınma evlerini temel hizmet alanları olarak görmelidirler. Ücretsiz yardım hatları ve diğer güvenli mekanizmalar ve sosyal yardım merkezleri kurmalı, mevcut yasa ve uygulamalar izlenmeli, sağlık ve diğer destek hizmetleri tam olarak sağlanmalıdır.  

Sonuç Olarak; 
Yaşadığımız salgın sürecinde dünyada özellikle kırsaldaki kadınlara yönelik çok sayıda tedbir alınmaktadır. Bütün bu önlemler, krize müdahale politikalarına ve diğer sosyal politikalar ile sosyal hizmetlere entegre edilebilir. Kadın liderliğine yatırım yapılması ve kadınların gelecekteki krizleri önlemek için oluşturulacak politikaların tasarımına katılmaları ve aktif destek sağlamaları için güçlenmeleri önemlidir. Kırsaldaki kadınlar için bu yazıda dünyada yapılanlara dair bir kesite değinmeye çalıştığım sırada, ülkemizde Tarım Bakanlığının halka ucuz ekmek ulaştırmayı hedefleyen bir girişime yasaklama getirdiği haberi sosyal medyada önüme düşüverdi. Bu konuda esasen ne denli zor bir durumda olduğumuzu bugüne kadar anlamayanlar için bu yasaklamanın epey anlamlı olduğunu düşündüm. Biz ülkemizde sadece üreticiye yönelik olarak bu krizde neler yapıldığını bilmediğimiz gibi, örgütlü ve hedefe yönelik bir kötülükle de karşı karşıyayız. Oysa hem kadın hakları ve hem de hak temelli bir sosyal dayanışma ile sosyal adaletin yüklediği sorumluluklarla alınması gereken tedbirler; bizim her alanda pandemiye karşı uzun vadeli dayanıklılığımızın temelini oluşturmaktadır.  

Kaynaklar
1. https://www2.unwomen.org/-/media/headquarters/attachments/sections/library/publications/2020/policy-brief-the-impact-of-covid-19-on-women-en.pdf?la=en&vs=1406
2. http://ebrary.ifpri.org/utils/getfile/collection/p15738-coll2/id/133701/filename/133912.pdf
3. https://reliefweb.int/sites/reliefweb.int/files/resources/CA9198EN.pdf
4. https://openknowledge.worldbank.org/bitstream/hand-
le/10986/33622/Gender-Dimensions-of-the-COVID-
19-Pandemic.pdf?sequence=1&isAllowed=y
5. https://care.org/wp-content/uploads/2020/05/care_co-
vid-19_vsla_program_examples_final_external.pdf 
 

Yazının devamını 4. sayımızda bulabilirsiniz.

E-Dergi Satın Al Basılı Dergi Satın Al
  • Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?
  • Facebook
  • Twitter
  • GooglePlus